15 Mayıs 2018 Salı

Huzursuzluğun Kitabı’nı Portekiz’in Kafka’sı yazmış..
Tamamda birader şimdi sırası mı demeyin… Bugünlerde yazabileceklerim bunlar idare edin.. Fernando Pessoa, 1888'de Lizbon'da doğdu. Yedi yaşından sonra, üvey babasının konsolos olarak görev yaptığı Güney Afrika Cumhuriyeti'nin Durban kentinde yetişti. Lizbon'a döndükten sonra, dönemin yenilikçi dergilerinden, özellikle de modernistlerin yayın organı Orpheu'da yazdı ve akımın önde gelen estetik kuramcılarından biri oldu. 1918'de İngilizce şiir kitapları yayınlamaya başladıysa da, Portekizce yazdığı ilk yapıtı Mensagem ancak 1935’de ölümünden bir yıl sonra, olağanüstü zengin düş dünyasıyla ün kazandı. Kendi adının yanı sıra farklı yönlerini yansıtan hayali şairlerin(Alberto Caeiro, Ricardo Reis, Alvaro de Campos, Bernardo Soares adlarıyla değişik bakış açıları ve üsluplardaki yapıtlarıyla ve modernist hareket içinde oynadığı rolle, Portekiz edebiyatına Avrupa çapında önem kazandırdı. 20. yüzyıl Portekiz edebiyatının büyük ismi Fernando Pessoa, sağlığında yayınlanan yapıtları olduysa da, esas olarak ölümünden sonra, yazılarını topladığı sandığın bulunmasıyla ün kazandı. ..
Yüz kişilikli adam..
Yirminci yüzyılın hiç şüphesiz en özgün yazarlarından biri, şiirden öyküye, tiyatro oyunundan düşünce metnine dek edebiyatın her alanında binlerce sayfalık eserleri ve sayısız farklı kişiliği kısa yaşamına sığdırmış olan Portekizli yazar Fernando Pessoa’dır. Pessoa, neredeyse okuma yazma öğrendiği andan ölümüne dek tuttuğu günlüklerle, sayısız not ve elyazmasıyla kendi yaşamını da bir sanat eserine dönüştürmüş ender yazarlardan biridir. Kendi deyimiyle “olaysız” bu yaşamöyküsü, derin ruhsal çalkantılarla dolu, sanatın, edebiyatın ve düşüncenin her alanına müdahaleleriyle şekillenmiş, başlı başına bir yaratı olmayı amaçlamış bir yaşamın öyküsüdür. Mesela;‘Pessoa Pessoa’yı Anlatıyor’, yazarın günlüklerinden notlarından, mektuplarından oluşan, hayali ve gerçek kişilikleriyle kurguladığı metin parçacıklarıyla süslenmiş bir özyaşamöyküsü olarak bize Pessoa’nın dönemlerini, kişiliğini, dünyasını tüm açıklığıyla sunmaktadır. Eserlerinden özenle derlenmiş bir seçki "Anlamaktan Yoruldum", da
"Kaçtığım bütün savaşların yaralarını taşıyorum" ve "Anlamak için kendimi yok ettim” diyen Pessoa’nın yaşamı boyu yarattığı kişilikler, birer takma ad olmaktan çok uzak, her biri kendi yaşam öyküsüne sahip, bambaşka üslup ve felsefelerde yazan “kökteş/  yazarlardır.
27453 metin ve on binlerce sayfa
Sayıları yüzü bulan bu “kökteş”lerin en tanınanlarından örneğin Alberto Caeiro 1889’da Lizbon’da doğmuş, ama ömrü boyunca köyde yaşamış ve 1915’de ölmüş, eğitimi ve işi olmayan biriydi. Modern yaşamın karmaşıklığına karşı doğanın yalınlığını savunan geleneksel görüşleri dile getiriyordu. Doktor olan Ricardo Reis 1887’de Oporto’da doğmuş, Cizvit eğitimi görmüş, Latince öğrenmiş, tıp öğreniminden sonra 1919’da kralcı olduğu için Portekiz’i terk ederek Brezilya’ya yerleşmişti. Hüzünlü bir Epikürcü olan Reis, şiirlerinde paganizmi bir ahlak öğretisi olarak savunuyordu. Alvaro de Campos ise 1890’da Tavira’da doğmuş, orta öğretiminden sonra Glasgow’a giderek makine ve gemi mühendisliği okumuştu. Yolculuklara çıkan Campos, Lizbon’da yaşıyor, fütürist görüşlerin etkisi altında dinamik şiirler yazıyordu. Bernardo Soares ise Pessoa’nın baş yapıtı sayılan düz yazı metni HUZURSUZLUĞUN KİTABI’nın yazarıydı. Ustanın hayatı ve yaratımı “kökteş” şairlerin nasıl doğduklarına kısa bir giriş yaptım…Devamı gelecek.. Ama siz isterseniz kendi yazılarından bir derleme olan “Pessoa Pessoa’yı Anlatıyor” kitabını alıp biraz hazırlık yapın..



Hiç yorum yok: