Huzursuzluğun Kitabı’nı Portekiz’in
Kafka’sı yazmış..
Tamamda birader şimdi sırası mı
demeyin… Bugünlerde yazabileceklerim bunlar idare edin..
Fernando Pessoa, 1888'de Lizbon'da
doğdu. Yedi yaşından sonra, üvey babasının konsolos olarak görev yaptığı Güney
Afrika Cumhuriyeti'nin Durban kentinde yetişti. Lizbon'a döndükten sonra,
dönemin yenilikçi dergilerinden, özellikle de modernistlerin yayın organı
Orpheu'da yazdı ve akımın önde gelen estetik kuramcılarından biri oldu. 1918'de
İngilizce şiir kitapları yayınlamaya başladıysa da, Portekizce yazdığı ilk yapıtı
Mensagem ancak 1935’de ölümünden bir yıl sonra, olağanüstü zengin düş
dünyasıyla ün kazandı. Kendi adının yanı sıra farklı yönlerini yansıtan hayali
şairlerin(Alberto Caeiro, Ricardo Reis, Alvaro de Campos, Bernardo
Soares adlarıyla değişik bakış açıları ve üsluplardaki yapıtlarıyla ve
modernist hareket içinde oynadığı rolle, Portekiz edebiyatına Avrupa çapında
önem kazandırdı. 20.
yüzyıl Portekiz edebiyatının büyük ismi Fernando
Pessoa, sağlığında yayınlanan yapıtları olduysa da, esas olarak ölümünden
sonra, yazılarını topladığı sandığın bulunmasıyla ün kazandı. ..
Yüz kişilikli adam..
Yirminci yüzyılın hiç şüphesiz en özgün
yazarlarından biri, şiirden öyküye, tiyatro oyunundan düşünce metnine dek
edebiyatın her alanında binlerce sayfalık eserleri ve sayısız farklı kişiliği
kısa yaşamına sığdırmış olan Portekizli yazar Fernando Pessoa’dır. Pessoa,
neredeyse okuma yazma öğrendiği andan ölümüne dek tuttuğu günlüklerle, sayısız
not ve elyazmasıyla kendi yaşamını da bir sanat eserine dönüştürmüş ender yazarlardan
biridir. Kendi deyimiyle “olaysız” bu yaşamöyküsü, derin ruhsal çalkantılarla
dolu, sanatın, edebiyatın ve düşüncenin her alanına müdahaleleriyle
şekillenmiş, başlı başına bir yaratı olmayı amaçlamış bir yaşamın öyküsüdür.
Mesela;‘Pessoa Pessoa’yı Anlatıyor’,
yazarın günlüklerinden notlarından, mektuplarından oluşan, hayali ve gerçek
kişilikleriyle kurguladığı metin parçacıklarıyla süslenmiş bir özyaşamöyküsü
olarak bize Pessoa’nın dönemlerini, kişiliğini, dünyasını tüm açıklığıyla
sunmaktadır. Eserlerinden özenle
derlenmiş bir seçki "Anlamaktan
Yoruldum", da
"Kaçtığım bütün savaşların yaralarını
taşıyorum" ve "Anlamak için kendimi yok ettim” diyen Pessoa’nın
yaşamı boyu yarattığı kişilikler, birer takma ad olmaktan çok uzak, her biri
kendi yaşam öyküsüne sahip, bambaşka üslup ve felsefelerde yazan “kökteş/ yazarlardır.
27453 metin ve on binlerce sayfa
Sayıları yüzü bulan bu “kökteş”lerin en
tanınanlarından örneğin Alberto Caeiro
1889’da Lizbon’da doğmuş, ama ömrü boyunca köyde yaşamış ve 1915’de ölmüş,
eğitimi ve işi olmayan biriydi. Modern yaşamın karmaşıklığına karşı doğanın
yalınlığını savunan geleneksel görüşleri dile getiriyordu. Doktor olan Ricardo Reis 1887’de Oporto’da doğmuş,
Cizvit eğitimi görmüş, Latince öğrenmiş, tıp öğreniminden sonra 1919’da kralcı
olduğu için Portekiz’i terk ederek Brezilya’ya yerleşmişti. Hüzünlü bir
Epikürcü olan Reis, şiirlerinde paganizmi bir ahlak öğretisi olarak
savunuyordu. Alvaro de Campos ise
1890’da Tavira’da doğmuş, orta öğretiminden sonra Glasgow’a giderek makine ve
gemi mühendisliği okumuştu. Yolculuklara çıkan Campos, Lizbon’da yaşıyor, fütürist
görüşlerin etkisi altında dinamik şiirler yazıyordu. Bernardo Soares ise Pessoa’nın baş yapıtı sayılan düz yazı metni HUZURSUZLUĞUN KİTABI’nın yazarıydı.
Ustanın hayatı ve yaratımı “kökteş” şairlerin nasıl doğduklarına kısa bir giriş
yaptım…Devamı gelecek.. Ama siz isterseniz kendi yazılarından bir derleme olan
“Pessoa Pessoa’yı Anlatıyor” kitabını
alıp biraz hazırlık yapın..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder