Hiç büyümemiş çocuk.. Pablo Picasso
National Geographic’in Genius(Deha)dizisinin
ikinci sezonunda Pablo Picasso’nun
hayat hikâyesinin ele alındığını ve Picasso’nun
olgunluk yıllarını canlandıranın ise kendisi gibi Málaga doğumlu İspanyol
yıldız Antonio Banderas olduğunu
duyar duymaz soluğu televizyonun karşısında aldım.. Dikta ve faşizme hayatının
bir diliminde karşı direnmiş sanatçının
öyküsünü izlemek, “Kurtuluş Seçimi” eşiğinde olduğumuz günlerde ilaç gibi
geldi. İkinci bölümü bu Pazar kaçırmayın. Genius’un yapımcılığını Ron Howard
üstlenmiş. Bugüne kadar Pancho Villa’dan Ernesto “Che” Guevara’ya kadar pek çok
ikonik figürü başarıyla beyaz perdeye yansıtan Antonio Banderas, “fazla
Banderas az Pablo” olmuş ama ne gam.. Akıp gidiyor film kıvamında ki belgesel. Git gel/flash back’lerle hayatında
dolaştık ustanın. Bugün zamanın ruhuna uygun resimlerini sanatsal dönemlerine
yansıtmıştır usta.. Mavi dönem;1901-1903
yılları Picasso'nun mavi dönemi olarak adlandırılır. Arkadaşı Carlos Casagemas
intiharıyla başlayan bu dönemde, Picasso, tablolarında mavi rengi egemen olarak
kullanmıştır. Bu dönem
tablolarında yaşlılık, fakirlik ve ölüm temaları işlenmiştir. Daha çok
Fakirler, dilenciler ve körler tasvir edilmiştir: Pembe Dönem; 1904'te Paris'e yerleşir. Burada ilk eşi
Fernande Olivier'yle tanışır. Dönem
adını tıpkı mavi dönemde olduğu gibi, pembe ve tonlarının yoğun kullanımından
alır. İşlenen temalar daha çok melankolik ve duygu yüklüdür; bu dönem
tablolarında sirk dünyasına da rastlanır.
Picasso, bu
dönemde renkten çok çizgi ve desen kullanımına önem verir. Kübizm;1907'den
1914'e kadar kübist olarak adlandırılan tarzda tablolar yapar. Kübist
tabloların genel özelliği, geometri ve geometrik şekillerin kullanılmasıdır.
Resmedilen nesneler geometrik formlar oluşturacak şekilde basitleştirilmiş
yahut geometrik şekillere bölünmüştür. Kübizmin bir diğer özelliği de
uzaydaki(3 boyutlu) bir cismi iki boyutlu yüzeye aktarma çabasıdır. Bu amaçla
Picasso, şekilleri yanal yüzeylerine bölüştürüp her birini iki boyutlu yüzeyde
göstermeye çalışır. Yine bu nedenden portrelerindeki insanların hem profili hem
de önden görünüşü görülmektedir. Birinci Dünya Savaşı sırasında Picasso, Jean
Cocteau ile beraber Roma'da kalır. Burada sahne dekoratörü olarak çalışırken dansçı
Olga Kokhlova'yla tanışır. Picasso ikinci eşi olan Olga Kokhlova ve oğlunun
birçok portresini yapmıştır. (Paul en Pierrot, 1925, Picasso Müzesi, Paris)
1920'li yılların başında ressam klasisizme geri döner:
Bugün ustanın faşizme başkaldıran dönemine
yoğunlaşacağım..
En tanınmış
eseri Alman ordularının Guernica kasabasını bombalamasını anlatan Guernica adlı
eseridir. Resim 1937'de yapılmıştır. Bu resim şu anda Madrid'de Reina Sofía
Müzesinde bulunmaktadır. Picasso, bir sergisi sırasında kendisine, "bu
resmi siz mi yaptınız" diye soran bir Alman generaline, "Hayır,
siz yaptınız" cevabını vermiştir.
Guernica 1937. Pablo
Picasso'nun belki de en ünlü eseri Guernica, İspanya İç Savaşı sırasında
Nazi'lerin Bask bölgesindeki Guernica kasabasını bombalaması üzerine hızlı bir
tepki olarak ortaya çıkmış, sanatçının en güçlü politik ifadesi olarak kabul
edilen yapıtıdır. Barış sembolü olarak kabul edilmektedir. Guernica, savaşın
trajedisini, özellikle de masum sivillerin üzerinde yarattığı acıyı dile
getirir. Sanatçının bu çalışması, savaş karşıtı sembol olmuş ve barışın
somutlaştığı anıtsal bir statü kazanmıştır. Guernica tamamlandıktan sonra kısa
bir turla dünyada sergilenmiş, sonrasında da ünlenmiştir. Eserin dünyada
dolaşması, İspanya İç Savaşı'na dikkatlerin çekilmesinde ise büyük rol
oynamıştır. Bu çalışma, pastoral ve epik stillerin bir karışımıdır. Guernica
mavi, siyah ve beyazdan oluşur. 3.51 metre uzunluğunda ve 7,82 metre
genişliğindedir. Yağlı boya ile yapılmıştır. Madrid Reina Sofia Müzesi'nde orijinali
sergilenmektedir. Doğumunda adı “Pablo
Diego Jose Francisco de Paula Juan Nepomuceno Maria de los Remodios Cipriano de
la Santisima Trinidad Ruiz Picasso”nun çok iyi resim eğitimi almasına rağmen
soyut resme yönlenmesini en iyi şu sözleri anla

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder